Nafakam Ödenmiyor Ne Yapmalıyım?

Resim1

İcra İflas Kanunu 344. maddesi gereğince ; Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken aylık nafakanın ödenememesi üzerine alacaklı eşin şikayeti üzerine borçlu sanık hakkında 3 aya hapis cezası verileceğidir.

Tazyik hapis cezası, 5271 Sayılı CMK 223. maddesinde belirtilen türde mahkumiyet hükmü niteliği taşımamakta olup , CMK 2. maddesinde belirtilen “disiplin hapis cezası” kavramı içinde yer almaktadır. Yani seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis türüdür.

Şikayet sonrası ceza verilebilmesi için gereken koşullar şöyledir :

1- Nafaka hakkında verilmiş bir karar olmalı

İlgili maddenin önceki hali sadece ilamda yazılı nafakanın ödenmemesini kapsarken, değişiklik yapılarak ara kararlar da şikayete tabi tutulmuş ve en son 5358 Sayılı Kanun ile yukarıdaki son halini almıştır. Bu son haline göre söz konusu karar “nafaka ilamı” ya da “nafakaya ilişkin ara karar” da olabilir. Nafaka alacağı nitelik olarak “öncelikli alacak” olup, amaç nafaka yükümlüsü tarafından düzenli ödenmesini sağlamaktır. O yüzden ara kararda belirlenen nafakanın da bu kapsamda olması isabetlidir.

2- Aylık nafakanın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibi kesinleşmiş olmalı

İcra takibi kesinleşmeden yapılan şikayetler reddedilmektedir. O yüzden tebligat yapılmalı ve takip kesinleşmelidir. Çünkü şikayete konu aylık nafakanın süre hesabında dikkate alınmaktadır.

3- İcra emrinin tebliğ tarihinden şikayet tarihine kadar en az 1 ay süre işlemiş olmalı

Eğer icra takibinin başında şikayet yoluna gidilecekse, tebliğ tarihinden itibaren en az bir aylık süre geçmeli ki aylık nafakanın ödenmemesi söz konusu olabilsin. Yine bu 1 aylık sürenin geçmiş olmasına dikkat edimezse şikayet reddedilir. Takibin kesinleşmesinden çok sonraki aya ilişkin şikayette bulunulacaksa suç tarihinin, yani şikayete konu aylık nafakanın tarihinin yazılmasında fayda var. Çünkü (tecrübemle sabit olduğu üzere) Mahkeme tebliğ tarihinden itibaren işleyen ilk nafakayı şikayete konu kabul edip, bu tarihten sonra dosyada işlem yapıldığından bahisle suçtan haberdar olunduğunu ve 3 aylık şikayet süresinin geçtiğini gerekçe göstererek şikayeti reddedebilir ve siz de uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Yasaya uygun uygulama ise şikayet tarihinden geriye dönük 3 ay içerisindeki aya ilişkin nafakanın ödenmemesi hakkında başvurunun yapıldığının kabulü yönündedir. Dediğim gibi işi sağlama alıp suç tarihini dilekçeye yazmakta fayda var.

4- Ödenmeyen aylık nafakaya ilişkin şikayet en çok 3 ay içinde yapımalıdır

Bu süre hak düşürücü süredir. Şikayet etmek istediğiniz aylık nafaka üzerinden 3 ay geçtiği takdirde şikayet hakkınız düşecek olup, bu hususu Mahkeme re’sen dikkate alır.

5- Birikmiş nafakalar için bu şikayet yoluna başvurulamaz mı?

Aylık nafaka alacağı, kamu alacağı gibi, “öncelikli alacak” niteliğindedir. Yani nafaka alacaklısı önceden başkası tarafından haciz konulmuş mala haciz isterse, 1. sıradan iştirak eder. Fakat dikkat edilmesi gereken husus, bu durumun sadece “aylık nafaka alacağı” için söz konusu olmasıdır. Çünkü birikmiş nafaka “adi alacağa” dönüşür. Mesela hem birikmiş hem devam eden aylara ilişkin nafakanın tahsiline yönelik başlatılan icra dosyası ile haciz mala iştirak edildiğinde, aylık nafaka 1. sıraya, birikmiş nafaka ise son sıraya geçer. Fakat birikmiş nafaka her ne kadar adi alacağa dönüşse de, üzerine haciz konulamaz. Gerekçesi ise, nafakanın, mahkemece kişinin yaşamasını sürdürebilmesi için öncelikle ve zaruri olarak hükmedilen bir para olması, bu yönü itibariyle bir an önce tahsili gerektiğinden ara kararla dahi icra takibi başlatılabilir. Birikmiş nafakanın adi alacağa dönüşmesi, onun, kişinin yaşamanı sürdürebilmesi için öncelikli ve zaruri bir para olduğu hususunu değiştirmez .


  • Nafaka borcunun özellikleri nelerdir?

Nafaka borcu aile hukukundan doğan kişisel bir borçtur. Kişisel bir borç olduğundan devredilemez. Ölümle sona erer ve mirascılara geçmez. Eşlerin bir araya gelerek aile birliğini devam ettirmeleri ,zaruret halinin ortadan kalkması ile sona erer.Nafaka hakkından vazgeçme mümkün değildir. Bir kimsenin sözleşme ya da başka bir yol ile bu hakkından vazgeçmesi geçerli değildir. Nafaka miktarı taraflarca sözleşme ile kararlaştırılabilir. Herhangi bir borçtan düşülemez ve haczedilemez.Nafaka zamanaşımına uğramaz her zaman istenebilir. Kural olarak ta Mahkemeye yapılacak başvuru ile istenebilir.


  • Nafaka çeşitleri nelerdir?

Tedbir nafakası, eşlerden birinin ayrı yaşamasının haklı olması durumunda, geçim giderlerine katkıda bulunmak üzere öteki eşin ödediği nafakadır. Medeni Kanun’da “boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim,davanın devamı süresince gerekli olan,özellikle eşlerin barınmasına,geçinmesine,eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu maddeye dayanarak mahkeme tedbir nafakasına hükmeder. Tedbir nafakası;davanın açıldığı tarihten bu davaya ilişkin kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Dava boşanma ile sonuçlanmış ise tedbir nafakası isim değiştirerek devam eder.

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşen eşe öteki eşin ödediği nafakadır.Medeni Kanun’da “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf,kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” şeklinde düzenlenmiştir. Mahkeme bu nafakaya istek halinde karar verebilir,kendiliğinden karar veremez. Boşanma ile istenebileceği gibi boşanmadan sonra da koşulların değişmesi ile istenebilir. Nafaka miktarının ödeyecek olan kişinin mali gücüne uygun olması gerekmektedir. Bu nafakanın ödenmesi mahkeme kararının kesinleşmesi ile başlar.

Katılım (İştirak) nafakası, boşanma ya da ayrılık kararı verilmiş eşlerden, çocuğun velayeti kendisine verilmemiş olanının, çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılmak üzerine ötekine ödediği nafakadır.Medeni Kanun’da “Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.” şeklindedir.

Katılım nafakası, çocukların eğitimine,öğrenimine,geçimine yetecek miktarda olmalıdır. Yine nafakayı ödeyecek olanın da ekonomik gücü dikkate alınır.katılım nafakası çocuklar büyüyünceye(ergin oluncaya)kadar devam eder. Çocuğun eğitim ve öğrenimi erginlikten sonrada nafakanın devamını gerektiriyorsa yükümlülük devam eder. Bu nafakanın sözleşme ile kararlaştırılması halinde geçerli olabilmesi için hakim tarafından onaylanması gerekir.

Katılım nafakası yasal bir zorunluluktur. İsteğe bağlı olmadan hakim tarafından duruma göre saptanır. Yine katılım nafakası da boşanma kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olur.

Yardım nafakası, bir kimsenin, yardım etmezse yoksulluğa düşecek olan usul ve füruuyla kardeşlerine ödediği nafakadır.

Medeni Kanun “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.” Şeklinde düzenleme yapmıştır.

Yardım nafakası ; 1-Çocuklar, Torunlar 2-Anne-baba 3-Erkek ve Kız kardeş 4-Büyükanne-büyükbaba, sırası ile takip edilerek nafaka talep edilir. Nafakanın başlangıç tarihi dava tarihi olacaktır.Nafakanın miktarı belirlenirken ekonomik koşullar ve hak ve nesafet kuralları esas alınacaktır.

Bu nafakalara ilişkin kararlar ilam hükmünde olup Türkiye’de herhangi bir İcra müdürlüğünden tahsile konulabilir.

Nafakanın ödenmemesi halinde, İcra İflas Kanunu’nun 344. Maddesine göre;

“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyenborçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine kararverilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse,borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılmasıtalebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önündebulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.”

Yani, nafaka vermeye mahkum olup da ilamda gösterilen ödemeşartlarına riayet etmeyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine İcra CezaMahkemesince tarafların hal ve vaziyetlerine göre on günden üç aya kadar hafifhapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işleyecek nafaka hakkındaaynı hüküm işler.

Bunun dışında Aile Mahkemesi Hakimi tarafındanhükmedilen nafakanın borçlusu tarafından ödenmemesi halinde nafaka borçlusunakarşı nafaka alacağı için ilam ile icra takibi başlatılabilir.İcra İflas Kanunu 206. Hükmü gereğince, İflasın açılmasından önceki sonbir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundandoğan her türlü nafaka alacakları” birinci sırada alacakniteliğindedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 93. Maddesine göre kural olarak emekli maaşınınhaczedilebilmesi için borçlunun muvafakatinin bulunması gerekirken, aynımaddeyle buna sınırlama getirilmiştir. Bu sınırlamaya göre nafaka borçlarıborçlunun muvafakati dışında bırakılmıştır. Bu hükme istinaden nafaka borçlusunun emekli maaşı haczedilebilir.


  • Nafakanın sona erme sebepleri nelerdir?

Nafakalar türlerine göre çeşitli hallerde sona ermektedir.

İştirak Nafakası ;

– Doğal erginlik ile sona erer (Kendiliğinden)

– Evlilik erginliğe ile sona erer (Kendiliğinden)

– Yargısal erginlik ile sona erer (Kendiliğinden)

– Ölüm ile sona erer (Kendiliğinden)

– Evlatlık verilme ile sona erer (Kendiliğinden)

– Feragat ile sona erer (Kendiliğinden)

Yoksulluk Nafakası ;

– Alacaklının yeniden evlenmesiyle sona erer. (Kendiliğinden)

– Eşlerden birinin ölmesiyle sona erer (Kendiliğinden)

– Alacaklının başkasıyla yaşamasıyla sona erer (Dava ile)

– Alacaklının yoksulluğunun kalkmasıyla sona erer (Dava ile)

– Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesiyle sona erer (Dava ile)

Tedbir Nafakası ; 

– Açılan davanın karara çıkıp kesinleşmesi ile sona ermektedir.

 

Nafakayla ilgili gelen soruları bir arada değerlendirince aslında halk arasında bir çok bilinmeyen ya da yanlış bilinen noktaların olduğunu gördük. Bu yüzden sizlerden gelen soru ve cevaplarla devam edeceğiz.


Soru : Serhat bey merhaba, iki yıl önce boşandık. Hakim, eşime aylık 300,00 TL nafaka bağlamıştı. Bu nafakayı ne zamana kadar ödeyeceğim? İki yıldır nafaka maaşımdan kesiliyor, kaç yaşına kadar ödeyeceğim? Bu nafakadan nasıl kurtulurum? Mithat A.

Cevap : Mithat Bey, hakim eşinize yoksulluk nafakası adını verdiğimiz nafakadan bağlamış. Yani hakim demiş ki, “Bu kadının bir yerden geliri yok, bir malı mülkü yok, boşanmadan sonra bu kadın yoksulluğa düşer, buna kocası aylık maaş gibi bir para ödesin.” 
Nafakadan nasıl kurtulacağınız konusuna gelince. Bunun için sizden nafaka alan eski eşinizin kendisini yoksulluktan kurtaracak bir işe girmesi gerekiyor. Eğer bir işe girip çalışmaya başlarsa nafaka ödeme yükümünüz sona erer. 
İkinci olarak, eski eşiniz yeniden evlenirse de nafaka borcunuz kalmaz. Bununla birlikte, eski eşiniz biriyle evlenmeden fiilen evli gibi yaşamaya başlamışsa da nafaka ödemek zorunda değilsiniz; yine çalışamayacak duruma düştüyseniz de nafaka yükümünüz kaldırılabilir. Son olarak taraflardan birinin ölmesi de nafaka borcunu sona erdirir. Hemen belirtelim, nafaka borcunuz otomatikman sona ermez, kaldırılması ya da azaltılması için dava açmanız gerekiyor.


Soru : Yaklaşık 6 yıllık evlilikten sonra boşanmaya karar verdik, davamız şu anda görülüyor. Mahkeme, bana tedbir nafakası bağladı. Karşı taraf ödemezse ne yapabilirim? Nafaka ödenmezse cezası varmış, doğru mu? Nazan S.

Cevap : Nazan Hanım, boşanma davası süresince mahkeme tarafından sizin için takdir edilen tedbir nafakasını alamazsanız yapmanız gereken işlemler şunlar: Öncelikle tedbir nafakası verilen duruşma tutanağının bir onaylı örneğini alacaksınız, bununla icra dairesine gidip ilamsız icra takibi başlatacaksınız. Takip kesinleşince eşinizin maaşı vs. üzerine haciz konmasını isteyeceksiniz. Yine ödenmezse icra hâkimliğine bir dilekçe yazıp nafakanın ödenmemesi nedeniyle şikayette bulunabilirsiniz. Nafaka ödememenin 3 aya kadar hapis cezası vardır.


Soru : Serhat bey, sizi her hafta takip ediyorum. Çok güzel bilgilendirici yazılar yazıyorsunuz. Benim merak ettiğim şey şu: Ben çok kısa bir evlilik yaptım, evliliğim sadece 7 ay sürdü. Ortak çocuğumuz da yok. Karşı tarafa, hakim nafaka bağladı, 4 yıldır bu nafakayı ödüyorum. 7 aylık evliliğe ömür boyu nafaka mı ödeyeceğim, bu adalet midir? Hikmet R.

Cevap : Hikmet Bey, kısaca açıklamaya çalışayım: Boşanma ile eski eşiniz ile aranızdaki tüm hukuki durum sona ermez. Örneğin eski eşinizin kardeşi ile evlenme yasağınız vardır. Nafaka da buna benzer bir kural. Bu kurallar insanları cezalandırmak için değil, toplumda huzuru, mutluluğu sağlamak için düşünülür. Olaya bir de diğer açıdan bakalım, örneğin bulunduğunuz bölgenin sosyolojik şartlarına göre, eşiniz “dul” addedilerek yeniden evlenme şansı azalmış olabilir; sizinle yaptığı evlilik nedeniyle yeniden istediği gibi bir yuva kuramayacak duruma düşmüş olabilir. Sizinkine benzer şikayetleri daha önce de çokça aldım, ancak nafakanın süresiz olmasının pek de adaletsiz bir kural olduğunu düşünmüyorum, tabi bu hakkı kötüye kullananlar olabileceğini göz ardı etmemek de gerekir.


Soru : Serhat bey, ben Hukuk Fakültesi öğrencisiyim, hakimin nafaka miktarını neye göre belirlediğini merak ediyorum. Saygılarımla, Elif Ç.

Cevap : Bu konuda hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış. Yani bunun kesin bir kuralı yok. Örneğin maaşın yarısını geçmez vb. gibi. Nafaka tayin edilirken hakim, tarafların gelirine, yaşadıkları sosyal çevreye, eğitim düzeylerine ve giderlerine bakar. Nafaka miktarı bu nedenle şehirden şehre, hatta ilçeden ilçeye değişir. Örneğin Ankara Merkez Adliyesi’ndeki nafaka miktarları Ankara Sincan Adliyesi’ndeki hakimlerin verdiğinden yüksektir. Nafakanın belli bir alt-üst sınırı yoktur.


Soru : Ben eşimden boşanmak istemiyorum ama eşim eve yeterince bakmıyor. Ne yapabilirim? Saliha A.

Cevap : Nafaka almak için boşanma davası açmanız şart değil. Boşanma davası açmadan da nafaka davası açabilirsiniz, hatta Aile Mahkemesi’ne başvurarak eşinizin maaş kartına el koydurabilirsiniz.


Makaleyi paylaşmak için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.

 

Arasan Hukuk Burosu

Hukuki sorunlarınız için bize iletişim formu 'ndan e-posta yazabilir veya 0216 488 56 56 no'lu telefonumuzdan bizi arayabilirsiniz.

Sevebilirsin...

Danışma Hattı
E-Posta
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.